SON DAKİKA
Hava Durumu

Türkiye’nin yeni yüzyılı yeni başlıyor!..

Yazının Giriş Tarihi: 14.08.2026 23:35
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.08.2026 23:53

Nasıl ki;

103 yıl önce 29 Ekim 1923’te Kurtuluş Savaşı’nın ardından Mustafa Kemal ‘in liderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, bu topraklarda yeni yüzyılın ilk büyük ekonomik ve sosyal, siyasal içerikli tarihi devrim niteliğinde her alanda bir milletin yeniden devlet kurup yeniden tarih sahnesine çıkışının büyük bir dönüşüm projesi ise…

Nasıl ki;

76 yıl önce 14 Mayıs 1950 seçimleri Celal Bayar ve Adnan Menderes tarafından kurulan Demokrat Parti ile tek parti yönetimini sandık yoluyla sonlandıran, ”yeter söz milletindir” sloganıyla millet iradesine dayalı devrim niteliğinde çok partili sisteme geçişin dönüm noktasını teşkil eden büyük bir demokratik dönüşüm projesi ise…

Nasıl ki;

Merhum Turgut Özal’ın başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yaptığı 1983-1993 yılları arasındaki 10 yıllık dönem Türkiye’nin içine kapalı devletçi yapıdan dışa açık serbest piyasa ekonomisine geçiş yaptığı büyük bir ekonomik, sosyal ve kalkınma hamlesinin yaşandığı devrim niteliğinde dışa açılım projesi ise…

Nasıl ki;

3 Kasım 2002 seçimleri halkın 70’li, 80’li ve 90’lı yıllarda sıkça yaşanılan ve ömrü bir buçuk ila 3 yıl arasında sınırlı kalan koalisyon hükümetleriyle ve bürokratik-askeri vesayet zincirinin darbeleriyle, muhtıralarıyla demokrasinin askıya alındığı bunalımlı ve içe kapanık, güçsüz Türkiye imajının verildiği yılları elinin tersiyle itip, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti’nin sahneye çıktığı ve tek başına bir partiyi iktidara taşıdığı siyasal, sosyal ve ekonomik bir yenilenme ile dönüşüm projelerinin başladığı dönüm noktası ise…

……. ……

Nasıl ki;

12 Eylül 2010 Anayasa Referandumu ile HSYK ve Anaya Mahkemesi’nin yapısı değiştirilip askerlerin de sivil mahkemelerde yargılanmasının yolu açılması bürokratik ve askeri vesayete vurulmuş büyük bir darbe ile siyasal alanının gerçek sahiplerine bırakılması büyük bir zihniyet değişimi projesi ise…

Nasıl ki;

1980 darbesinin ürünü olarak Türkiye’de toplumsal barışı zedeleyen ve kişinin hak ve hürriyetlerini kısıtlayan kamusal alandaki başörtüsü yani türban yasağı Ekim 2013 yılında Ak Parti hükümetinin bir dizi demokratik açılım paketi ile sona erdirmesi devrim niteliğinde büyük bir toplumsal dönüşüm projesi ise…

Nasıl ki;

10 Ağustos 2014 tarihi, Cumhurbaşkanını 200 yıllık parlamenter sistem içinde seçilmişlerin ve ya bürokratik, askeri vesayet aracılığıyla değil doğrudan halkın sandık başına giderek kendi oyuyla seçtiği yeni bir sistemin ilk seçimleri olarak devrim niteliğinde yeni bir dönüşüm projesi ise…

Nasıl ki;

15 Temmuz 2016 tarihi FETÖ ile ordu içindeki askeri vesayetin son yapılanmalarının kalkıştığı son hain darbe girişiminde Türk halkının seçilmiş iradeyi ve demokrasiyi korumak amacıyla gösterdiği destansı ve tarihe geçen püskürtme direnişi ile büyük bir milli birliktelik hareketinin dönüşümü ise…

Nasıl ki;

24 Haziran 2018 seçimleri, 95 yılın ardından Başbakanlık makamının kaldırılıp yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanına verilmesiyle birlikte “Türk Modeli” olarak adlandırılan “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne” geçişin tarihi adımını teşkil eden, devrim niteliğinde yeni yüzyılın başlangıcında büyük bir yönetim sistemi değişikliği projesi ise…

…... …..

Nasıl ki;

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’de Meclis’te Apo elebaşına yönelik çağrısıyla başlattığı o tavizsiz iradesinin devlet projesi olarak sürdürülmesiyle gerçekleşen, PKK’nın 11 Temmuz 2025’de sembolik olarak silahlarını yakmasıyla topraklarımızda fesih kararını ilan ederek coğrafyamızda da tarihi gücünü sonlandıran, son olarak 10 Temmuz’da hukuki alt yapısının yasallaşmasıyla bir çerçeveye oturtulan “Terörsüz Türkiye Projesi” de bu topraklarda barışın hakim olduğu ve gelmiş geçmiş en kapsayıcı, en kapsamlı “milli birlik, kardeşlik projesi” ise…

Derlediğim bu tarihi dönüm noktalarını anlatan kronolojik gelişmelerden sonra rahatlıkla diyebilirim ki;

“Şimdi, bundan sonra Türkiye’nin asıl Yeni Yüzyılı yeni başlıyor… “

Bir de Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı darbe izleri taşımayan demokratik bir anayasa ile taçlandırılırsa işte o zaman bu ülkenin önünde hiçbir güç duramaz…

Mustafa Kemal’in Cumhuriyeti’i ilan ettiği 1923’den sonra bu ülkede hep 10. Yıl marşı çalınıp söylendi. Üzerine başka bir marş ve söz yazılmadı. Oysa son 25 yılda bu millet, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti hükümetleri ile tek başına iktidar olmanın getirdiği bir siyasal oluşumda nice 10 yılların büyük kalkınma hamlelerini, toplumsal değişimlerini ve zihniyet dönüşümlerini yaşadı. Artık “2.Yeni Yüzyılın” yeni hikayesini anlatan sözlerin yazılıp, marşının çalınma vakti geldi…

Bu millete hayırlı olsun…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.