Kutsal değerlerimiz söz konusu olunca orada duracaksın!..
Yazının Giriş Tarihi: 06.07.2026 09:17
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.07.2026 12:11
Halk arasında “Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz” denir ya. Satılmaz kardeşim, satamazsın. Sat da görelim. Satarsan boyunun ölçüsünü, karşılığını alırsın. Aynen adına komedyen denilen Deniz Göktaş’ta olduğu gibi.
Kendisini tanımam. Adını da hiç duymamıştım. Tutuklanmadan bir gün önce yanılmıyorsam geçen hafta perşembe günü idi, sosyal medyada videosuna denk geldim. Daha doğrusu kendi hesabından değil, bir başka hesaptan yayınlanmıştı.
Aklınca siyasetle hiciv yapıyordu, sözü oradan 4 kutsal kitaba ve tabii ki Kur’an-ı Kerim’e getirdi. Ve burada o sözleri yazarak yaptığı densizliğe, saygısızlığa, hakarete yeniden prim vermek istemiyorum, ancak dinlerken ürperdiğimi, kanımın çekildiğini söylersem daha iyi anlaşılır.
Dedim ki, bu video burada kalmaz, bir inanmış şikayet eder ve en geç 2 gün içinde yakalanır.
Dediğim gibi de oldu.
“Cumhurbaşkanını ve dini değerleri aşağılamak suçundan” yakalandı, sonra da tutuklandı.
Ha, söyleyeyim Cumhurbaşkanı kendisinin mizah konusu edilmesinden rahatsız oldu diye değil, ya da bu ülkede ifade özgürlüğü bulunmadığı için değil. (Tam aksine bizdeki ifade özgürlüğü Avrupa’dan bile daha fazla…)
Çünkü bu ülkede dini değerleri aşağılamak TCK’nın 216. maddesinin 3. fıkrasına göre suç. 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası var.
Ve tabii ki Cumhurbaşkanı’na hakaret de suç.
…… …...
Gelelim, bu şahsın gözaltına alınmasına ve sonrasında tutuklanmasına tepki gösteren kesime…
Bu kesim sözüm ona aydın, modern, eğitimli ve sosyo-ekonomik düzeyi yüksek.
Neymiş efendim, komedyenin 1 Haziran tarihinde Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda yaptığı bu gösterinin adı, hiciv imiş, sanat imiş. Düşünce özgürlüğü imiş. İfade özgürlüğü imiş.
Deniz Göktaş’ın tek kişilik stand-up gösterisinde saldırı yok muş. Hatta kimi TV kanallarının haber sunucularına göre artık iktidar kahkahalardan bile korkar olmuş.
Efendim Deniz Göktaş yalnız değil miş, bu ülkede denizler bitmez miş!..
Miş, miş, muş, muş…
Deniz ne yapmış ki?
Hala anlamak istemiyorlar, çünkü işlerine gelmiyor.
Yahu sizin sahip çıktığınız Deniz denilen şahıs, bu ülkenin milli ve manevi değerlerine saldırdı.
Dini değerlerimizle alay etti.
Bir milletin tarihi, halka mal olmuş devlet büyükleri, dini, dili, inancı, ahlak kuralları, bayrağı, nesilden nesile aktarılan ve toplumun birlik ve beraberliğini pekiştiren, kimlik kazandıran ve o toplumu ayakta tutan ortak manevi değerlerdir. O milletin kültürel mirasıdır.
Kimse kusura bakmasın, aklı başında hiçbir vatan evladı da “ bu ülkede ifade özgürlüğü var, demokrasi var” diyerek bu şahsın dini değerlerimize saldırmasını hoş karşılamaz. Karşılayamaz.
Karşılayan kesimin ve o gün sahnede yaptığı bu esprilere kahkaha atan izleyicinin de aklından şüphe ediyorum. Nasıl bir akıl tutulması yaşadılar ki, karşılarındaki şahıs Kuran-ı Kerim‘le alay ederken, gülebildiler, alkışladılar? Böyle sanat olabilir mi?
Ve şimdi bu şahsın tutuklanmasına hangi akılla tepki gösteriyorlar? Bunun adı aydınlıksa, değerlerimiz aşağılandı diye üzülen biz kimiz? Demokrasi denilen olgu kişilerin düşüncelerine özgürlükse hani bizim özgürlüğümüz? Bizim özgürlüğümüze, inancımıza saygısızlık yapma cesaretini nereden buluyorlar? Eğer sen, ben varsa biz bu ayrımı yapıyor muyuz? Bu saygısızlığı gösteriyor muyuz? Yahu bu memlekette yüzlerce yıldır gayr-ı müslümler dini bayramlarımızda kapımızı çalıp bayramımızı kutladılar, Ramazan aylarında canımız çekmesin diye sokakta yiyip içmediler bile.
Kaldı ki, çok değil, geçmişte Pınar Fidan adlı alevi bir komedyen gösterisinde alevilere çattı diye kendi kesimince linç edilmişti.
90’lı yılların TV komedyenlerinden Güner Ümit, bir programda kadına yoksa siz “Kızılbaş mısınız?” dediği için, linç yemiş ve tüm meslek kariyeri bitmişti.
Bunun gibi pek çok örnekler yaşandı ve bizler yani, bugün Deniz Göktaş’ın değerlerimize saldırmasına tepki gösteren karşı kesim olarak zamanında bu şahıslara da tepki göstermiştik. Hiçbir zaman alkışlamadık!
Çünkü Alevilik de toplumun değerler manzumesinin bir parçası.
Ama ne yazık ki günümüzde öyle bir ayrışma var ki…
Eğer bu ülkede sağcı isen, devletçi isen, milliyetçi isen, dindarsan ya da inancının gereğini gözlerine batırmadan sessizce yapıyorsan dahi sen onların gözlerinde gericisin. Onlarsa aydın… Bir de AK Parti seçmeni isen işte o zaman yandık demektir, zır cahilsin!..
Batsın böyle aydınlık!..
Ve bir dip not:
Komünist sistem yönetimindeki Kuzey Kore var ya, Lideri Kim Joung-un yeni bir yasal düzenleme ile Hz.Muhammed’e ve Kur’an-ı Kerim’e yönelik hakaret ve aşağılayıcı ifadeleri “kutsal değerlere” saygısızlık kabul edip, suç kapsamına aldı.
Elin dinsizi bile, İslam’a yönelik saygısızlığı affetmezken biz buna sanat deyip, hoşgörü deyip gülüp geçecek değiliz ya…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cennet Yüzer Cankılıç
Kutsal değerlerimiz söz konusu olunca orada duracaksın!..
Halk arasında “Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz” denir ya. Satılmaz kardeşim, satamazsın. Sat da görelim. Satarsan boyunun ölçüsünü, karşılığını alırsın. Aynen adına komedyen denilen Deniz Göktaş’ta olduğu gibi.
Kendisini tanımam. Adını da hiç duymamıştım. Tutuklanmadan bir gün önce yanılmıyorsam geçen hafta perşembe günü idi, sosyal medyada videosuna denk geldim. Daha doğrusu kendi hesabından değil, bir başka hesaptan yayınlanmıştı.
Aklınca siyasetle hiciv yapıyordu, sözü oradan 4 kutsal kitaba ve tabii ki Kur’an-ı Kerim’e getirdi. Ve burada o sözleri yazarak yaptığı densizliğe, saygısızlığa, hakarete yeniden prim vermek istemiyorum, ancak dinlerken ürperdiğimi, kanımın çekildiğini söylersem daha iyi anlaşılır.
Dedim ki, bu video burada kalmaz, bir inanmış şikayet eder ve en geç 2 gün içinde yakalanır.
Dediğim gibi de oldu.
“Cumhurbaşkanını ve dini değerleri aşağılamak suçundan” yakalandı, sonra da tutuklandı.
Ha, söyleyeyim Cumhurbaşkanı kendisinin mizah konusu edilmesinden rahatsız oldu diye değil, ya da bu ülkede ifade özgürlüğü bulunmadığı için değil. (Tam aksine bizdeki ifade özgürlüğü Avrupa’dan bile daha fazla…)
Çünkü bu ülkede dini değerleri aşağılamak TCK’nın 216. maddesinin 3. fıkrasına göre suç. 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası var.
Ve tabii ki Cumhurbaşkanı’na hakaret de suç.
…… …...
Gelelim, bu şahsın gözaltına alınmasına ve sonrasında tutuklanmasına tepki gösteren kesime…
Bu kesim sözüm ona aydın, modern, eğitimli ve sosyo-ekonomik düzeyi yüksek.
Neymiş efendim, komedyenin 1 Haziran tarihinde Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda yaptığı bu gösterinin adı, hiciv imiş, sanat imiş. Düşünce özgürlüğü imiş. İfade özgürlüğü imiş.
Deniz Göktaş’ın tek kişilik stand-up gösterisinde saldırı yok muş. Hatta kimi TV kanallarının haber sunucularına göre artık iktidar kahkahalardan bile korkar olmuş.
Efendim Deniz Göktaş yalnız değil miş, bu ülkede denizler bitmez miş!..
Miş, miş, muş, muş…
Deniz ne yapmış ki?
Hala anlamak istemiyorlar, çünkü işlerine gelmiyor.
Yahu sizin sahip çıktığınız Deniz denilen şahıs, bu ülkenin milli ve manevi değerlerine saldırdı.
Dini değerlerimizle alay etti.
Bir milletin tarihi, halka mal olmuş devlet büyükleri, dini, dili, inancı, ahlak kuralları, bayrağı, nesilden nesile aktarılan ve toplumun birlik ve beraberliğini pekiştiren, kimlik kazandıran ve o toplumu ayakta tutan ortak manevi değerlerdir. O milletin kültürel mirasıdır.
Kimse kusura bakmasın, aklı başında hiçbir vatan evladı da “ bu ülkede ifade özgürlüğü var, demokrasi var” diyerek bu şahsın dini değerlerimize saldırmasını hoş karşılamaz. Karşılayamaz.
Karşılayan kesimin ve o gün sahnede yaptığı bu esprilere kahkaha atan izleyicinin de aklından şüphe ediyorum. Nasıl bir akıl tutulması yaşadılar ki, karşılarındaki şahıs Kuran-ı Kerim‘le alay ederken, gülebildiler, alkışladılar? Böyle sanat olabilir mi?
Ve şimdi bu şahsın tutuklanmasına hangi akılla tepki gösteriyorlar? Bunun adı aydınlıksa, değerlerimiz aşağılandı diye üzülen biz kimiz? Demokrasi denilen olgu kişilerin düşüncelerine özgürlükse hani bizim özgürlüğümüz? Bizim özgürlüğümüze, inancımıza saygısızlık yapma cesaretini nereden buluyorlar? Eğer sen, ben varsa biz bu ayrımı yapıyor muyuz? Bu saygısızlığı gösteriyor muyuz? Yahu bu memlekette yüzlerce yıldır gayr-ı müslümler dini bayramlarımızda kapımızı çalıp bayramımızı kutladılar, Ramazan aylarında canımız çekmesin diye sokakta yiyip içmediler bile.
Kaldı ki, çok değil, geçmişte Pınar Fidan adlı alevi bir komedyen gösterisinde alevilere çattı diye kendi kesimince linç edilmişti.
90’lı yılların TV komedyenlerinden Güner Ümit, bir programda kadına yoksa siz “Kızılbaş mısınız?” dediği için, linç yemiş ve tüm meslek kariyeri bitmişti.
Bunun gibi pek çok örnekler yaşandı ve bizler yani, bugün Deniz Göktaş’ın değerlerimize saldırmasına tepki gösteren karşı kesim olarak zamanında bu şahıslara da tepki göstermiştik. Hiçbir zaman alkışlamadık!
Çünkü Alevilik de toplumun değerler manzumesinin bir parçası.
Ama ne yazık ki günümüzde öyle bir ayrışma var ki…
Eğer bu ülkede sağcı isen, devletçi isen, milliyetçi isen, dindarsan ya da inancının gereğini gözlerine batırmadan sessizce yapıyorsan dahi sen onların gözlerinde gericisin. Onlarsa aydın… Bir de AK Parti seçmeni isen işte o zaman yandık demektir, zır cahilsin!..
Batsın böyle aydınlık!..
Ve bir dip not:
Komünist sistem yönetimindeki Kuzey Kore var ya, Lideri Kim Joung-un yeni bir yasal düzenleme ile Hz.Muhammed’e ve Kur’an-ı Kerim’e yönelik hakaret ve aşağılayıcı ifadeleri “kutsal değerlere” saygısızlık kabul edip, suç kapsamına aldı.
Elin dinsizi bile, İslam’a yönelik saygısızlığı affetmezken biz buna sanat deyip, hoşgörü deyip gülüp geçecek değiliz ya…