SON DAKİKA
Hava Durumu

Keşke karşı mahalle de “hırsızlarını” sahiplenmeseydi!..

Yazının Giriş Tarihi: 30.09.2026 09:33
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.09.2026 11:20

Fon vurgunu o kadar o kadar büyük ki, ekonomistler ile daha çok AK Partili yorumcular bunu piyasanın 15 Temmuz’u olarak görüyorlar.

Tam 455 bin küçük hissedarın tam 826 milyar liralık parası, birikimi, yatırımı 7 portföy şirket yönetimine bağlı 135 firma tarafından yutulmuş. Fatma Betül Sayan bu yutanlardan sadece biri. Büyük vurgunda daha pek çok nüfuzlu, hatırlı, siyaseten tanıdık ismin olduğu da söyleniyor.

Adalet Bakanlığı’nın üzerine titizlikle ve kararlılıkla gittiği operasyonlar sürdükçe diğer isimler de kısa sürede ortaya çıkacaktır.

Benim burada özellikle üzerinde durmak istediğim konu, muhalefetin köpürte köpürte bitiremediği “AK Parti kendi hırsızlarını, ahlaksızlarını koruyor” dediği durum var ya, son yaşanılanlarda bunun aslında böyle olmadığı apaçık ortada.

Hem AK Parti’nin üst yönetim kademesi, hem devletin yetkilileri, hem AK Parti’ye yandaş olarak nitelendirilen merkez medya hem köşe yazarları ile yorumcuları, hem sosyal medyadaki tanınmış paylaşımcıları hem de AK troller bu olayda kamuoyu adına net ve örnek duruş sergilediler.

Haksız kazanç, usulsüzlük Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en yakınından geldiği halde hiçbiri kılıf uydurmadan üzerine giderek, hanımefendi başta olmak üzere partiye yakınlıkları ile bilinen bu fon şirketlerinin yöneticilerine, eski bürokratlara “es” bile vermeden tepkilerini koydular.

Hem de muhalefetin eleştirilerinden daha ağır şekilde yerle bir ettiler.

Keşke bu örnek tavrı muhalefet özellikle de CHP ve Yeni Parti cephesi yapabilseydi…

……. ……

Ama yapamadılar. Çünkü gözlerini bir Erdoğan öfkesi, AK Parti karşıtlığı kör etmiş.

Haklarındaki iddialar nedeniyle tutuklanan CHP’li belediye başkanlarının belediyeleri 2 yılda nasıl soyduklarını, bu yetmezmiş gibi nasıl aile değerlerine aykırı yasak ilişkiler içine girdiklerini ve bunların da özel yazışmalarında nasıl ortaya çıktığını aylardır izliyoruz değil mi?

CHP’nin eski, Yeni Parti’nin de kurucu genel başkanı Özgür Özel çıkıp da “Biz bu arkadaşların haklarındaki iddialar netlik kazanıncaya kadar ya da hukuk süreci tamamlanıncaya kadar partimizle bağlarını keselim, aklanıp gelsinler” dedi mi ?

Demedi değil mi?

Hep ne dediler?

"AK Parti kendi içindekileri koruyor". "Operasyonlar hep muhalefetten geliyor"

…… ……

İşte Eski bakan ve AK Parti’nin Genel Başkan Yardımcısı onun da ötesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı gibi sevdiği, hatta eşi, 2 kız kardeşi, bir abisi ve yeğenlerine kadar her dönem partinin, bürokrasinin üst kademelerinde ailesiyle birlikte görev alan Fatma Betül Sayan en iyi cevap oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile BM heyetinde ABD’de bulunan, oradan pek çok fotoğraflar paylaşan bu hanımefendi, ayağının tozuyla ülkeye döner dönmez hakkında fon vurgunu iddiaları ortaya çıktı. Suçlamaların, ithamların “iddiaların” çok ötesinde belgelerle ortaya konduğu da ortada.

Kaldı ki, bu hanımefendinin bir çırpıda riske atacağı 63 milyon TL’ si varsa, bir o kadar ya da ötesinde riske atmadığı menkul ve gayri menkul yatırımları da var demektir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Yeni Parti’nin Genel Başkanı Özgür Özel gibi çıkıp usulsüzlük, yolsuzluk, manipülasyon, haksız çıkar sağlayan en yakınındaki kişiyi sahiplenmedi. Bir çırpıda “Gereği yapılsın ve kim varsa sonuna kadar gidilsin. Haksız kazanç sağlayan herkes hesabını verecek” dedi.

Yani gözünün yaşına bakmadı.

…… …….

Bu arada belirtmeliyim ki, toplum vicdanındaki rahatsızlık, merak hala giderilmiş değil:

“Bu hanımefendi eski milletvekili ve eski bakan maaşı ile bu kadar serveti nasıl elde etti? Hadi elde etti, fonlara yatırdığında, vurgun yaparken hiç mi SPK yetkilisi, bankası, partilisi şüphelenmedi mi?”

Küçük işletmelerin, su tamircisinin, kuaförün bile şahsi hesaplarını didik didik eden Maliye, hiç mi bu büyük rakamları görmedi?

Kimi iddialara göre, nüfuzlu, hatırlı kişilerin içinde bulunduğu bu para akışları, kurulan sistemden son bir yıldır Ankara’da herkesin haberi vardı. Korktukları için Cumhurbaşkanı’na haber verilmedi.

O kadarını bilemem.

Bildiğim bir durum var ki “O da denetleme yetkisine sahip olanların SPK başta olmak üzere ihmalkarlıkları”…

Adalet Bakanlığı üzerine gitmeseydi, bu vurgundan hiçbirimizin haberi olmayacaktı. Sistem tıkır tıkır işleyecekti, daha fazla mağdur ortaya çıkacak ve büyük olasılıkla da finans sektörümüz tam anlamıyla çökmüş olacaktı!...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.