Gazze ablukasını ilk delen kadın gazeteci öğrencilere ne mesaj verdi?
Yazının Giriş Tarihi: 19.10.2026 13:20
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.10.2026 13:37
Daha çok popüler kültürde sıkça kullanılan “coğrafya kaderdir” sözü var ya, genel olarak doğrudur. İnsan doğduğu bölgeyi, memleketini, ailesini, ırkını, kabilesini, cinsiyetini seçemez. Yaşamı o coğrafyadadır ve kaderi de o coğrafyada şekillenir. Ömrü de o coğrafyada geçer gider.
Ama bazı insanlar vardır. Kendisini bu çemberin dışına çıkarır. Bulunduğu coğrafyayı terk eder. Öğretilmiş tabularını yıkar, yeni bir kimlik yeni bir ben ve yeni bir yaşam çizgisini seçer.
Bunun adı kaderini değiştirmek mi derseniz? İnancımız gereği insanın kaderi değişmez, ancak insan iradesi ve aklıyla iyi ile kötüyü ayırt ederek tercihlerini ona göre yapar ve hayatını şekillendirir.
Aynen İngiltere’de doğan, sonra mesleği gereği Ortadoğu’da Filistin’de, Gazze’de muhabirlik yapan ve ardından buradaki insanlar için hak arayışı mücadelesine katılan ve Müslümanlığı seçip, Türkiye’de yaşamaya başlayan Gazeteci ve Aktivist Lauren Booth gibi…
……. …….
Bursa Teknik Üniversitesi 3.5 yıldır her çarşamba günü kampüste alanın başarılı sanatçılarını, akademisyenlerini, bilim insanlarını, iş adamlarını, bürokratları, stk temsilcilerini ve kanaat önderlerini öğrencilerle buluşturup başarı hikayeleri ile deneyimlerinden yararlanma fırsatı sunuyor. Bu program aynı zamanda katılım gösteren öğrenciler açısından da ders niteliğinde…
“BTÜ Konuşmaları” adı altında gerçekleşen bu söyleşilere zaman zaman Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın davetiyle ben de katılıp hem alanında değerli konuklarla tanışıyorum, hem özel sohbetlerde bulunuyorum hem de söyleşilerdeki deneyimlerinden istifade ediyorum.
Geçen hafta da Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar’ın davetiyle uluslararası alanda ünlü İngiliz Gazeteci ve Aktivist Lauren Booth ile tanıştım. Kendisini medyadan biliyordum, ama ilk defa yakından tanıma ve sohbet etme fırsatım oldu.
Naci Hoca'nın ev sahipliğinde Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sinan Uyanık, Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, Prof. Dr. Beyhan Bayhan ile AK Parti İl Başkan Yardımcısı İsmail Güler, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan, TÜBİTAK BUTAL Müdürü Sedat Aktaş ve Naci Hoca'nın eşi Berna Çağlar’ın katılımında söyleşi öncesi sohbetimizde, Lauren Hanım'ı soru yağmuruna tuttum diyebilirim.
TONY BLAİR’İN BALDIZLIĞINDAN AKTİVİSTLİĞE UZANAN YOL
İngilizler koyu Katolik olarak bilinir. Ancak Lauren Booth’un anne ve babası kendi deyimiyle dindar değiller miş. Lauren medya hayatına 1997 yılında Londra’da başlıyor, aynı yıl İngiltere Başbakanı seçilen Tony Blair’in eşi Cherie’nin kız kardeşi olmasıyla tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Kısa sürede gazetecilik ve TV programcılığı derken kendini Filistin ve Ortadoğu’da savaş muhabirliğinde buluyor.
Hayatı ya da kaderi de burada değişiyor. Bu coğrafya onu öyle çok etkiliyor ki, kimlik arayışına giriyor. Daha doğrusu söyleşide belirttiği “kendisine yüklenen, biçilen sahte kimliğin” dışına çıkıyor.
Ve aktivist olarak önce Irak savaşında sonra da Filistin davasında eylemlere katılıyor. Onu dünyaca tanınan biri haline getiren ve hayatındaki kırılma anlarından biri olan olay da 2008 yılında İsrail’in Gazze kuşatmasını yarmak amacıyla oluşturulan Özgür Gazze Hareketi’ne katılması.
17 farklı ülkeden 44 aktivist, 28 Ekim’de Kıbrıs’tan 2 küçük ahşap tekne ile yardım filosu olarak Gazze’ye yola çıkıyor. Filo 1 Kasım’da Gazze Limanı’na ulaşıyor. İsrail hükümetinin denizden ablukasını kıran ilk harekat olarak tarihe geçen bu yolculuk sonrasında, İran’da bir süre muhabir olarak çalışıyor. İşte bu dönemde İslamiyet’e karşı bir yakınlık duyuyor ve 2010 yılında Müslümanlığı seçiyor.
6 YILDIR TÜRKİYE’DE YAŞIYOR
Lauren’in din tercihi sonrasında toplumsal olaylara duyarlı 2 kızı ile 2. eşinin de kendi istekleriyle İslamiyeti seçmesinde etken oluyor. Lauren Filistin’in özgürlük mücadelesinde çeşitli ülkelerde ve Türkiye’de konferanslara katılıyor. 2020 yılında eşiyle Türkiye’ye yerleşiyor. O tarihten bu yana da dindar yaşam tarzı sürüyor ve üniversitelerde, özel ve kamu kuruluşlarının organizasyonlarında Filistin, Gazze konulu söyleşiler ile panellere katılıyor.
Geçtiğimiz Çarşamba günü de Bursa Teknik Üniversitesi’ndeki söyleşinin benim daha önce bu salonda gördüğüm en kalabalık öğrenci kitlesiyle gerçekleşmesi ona atfedilen kimliğin göstergesi diyebilirim.
Soru-cevap şeklinde gerçekleşen sunumunda kimlik arayışını anlatırken, maddiyattan maneviyata uzanan kader çizgisinde yaşadığı tecrübelerden örnekler veren Booth "Bu dünyada hiçbir şey tesadüfi değildir. Sizin yolculuğunuz kimliktir. Hayatınızın bu döneminde manevi kimliğinizi inşa etmek için yol alıyorsunuz" derken, öğrencilere “Hayata geliş amacınızı sorgulayın. Neden hayattayım ve amacım ne? Bunu derinden hissetmelisiniz” önerisinde bulundu.
Lauren Booth’e ilk sorum “Neden İslamiyet?”di. Cevabı da “İslamiyet’e geçinceye kadar bir kimliğim yoktu. Çok iyi bir evim, işim vardı, yaşam standardım yüksekti ama içimde bir şeyler hep eksikti. Burada kendimi, benliğimi ve neden yaratıldığımı, nereye gittiğimi, amacımı buldum.” olmuştu.
O yüzden sonrasındaki söyleşide öğrencilere kimlik bunalımı yaşayan günümüz gençliğine çok ama çok derin mesaj verdi. Tabii anlayana…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cennet Yüzer Cankılıç
Gazze ablukasını ilk delen kadın gazeteci öğrencilere ne mesaj verdi?
Daha çok popüler kültürde sıkça kullanılan “coğrafya kaderdir” sözü var ya, genel olarak doğrudur. İnsan doğduğu bölgeyi, memleketini, ailesini, ırkını, kabilesini, cinsiyetini seçemez. Yaşamı o coğrafyadadır ve kaderi de o coğrafyada şekillenir. Ömrü de o coğrafyada geçer gider.
Ama bazı insanlar vardır. Kendisini bu çemberin dışına çıkarır. Bulunduğu coğrafyayı terk eder. Öğretilmiş tabularını yıkar, yeni bir kimlik yeni bir ben ve yeni bir yaşam çizgisini seçer.
Bunun adı kaderini değiştirmek mi derseniz? İnancımız gereği insanın kaderi değişmez, ancak insan iradesi ve aklıyla iyi ile kötüyü ayırt ederek tercihlerini ona göre yapar ve hayatını şekillendirir.
Aynen İngiltere’de doğan, sonra mesleği gereği Ortadoğu’da Filistin’de, Gazze’de muhabirlik yapan ve ardından buradaki insanlar için hak arayışı mücadelesine katılan ve Müslümanlığı seçip, Türkiye’de yaşamaya başlayan Gazeteci ve Aktivist Lauren Booth gibi…
……. …….
Bursa Teknik Üniversitesi 3.5 yıldır her çarşamba günü kampüste alanın başarılı sanatçılarını, akademisyenlerini, bilim insanlarını, iş adamlarını, bürokratları, stk temsilcilerini ve kanaat önderlerini öğrencilerle buluşturup başarı hikayeleri ile deneyimlerinden yararlanma fırsatı sunuyor. Bu program aynı zamanda katılım gösteren öğrenciler açısından da ders niteliğinde…
“BTÜ Konuşmaları” adı altında gerçekleşen bu söyleşilere zaman zaman Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın davetiyle ben de katılıp hem alanında değerli konuklarla tanışıyorum, hem özel sohbetlerde bulunuyorum hem de söyleşilerdeki deneyimlerinden istifade ediyorum.
Geçen hafta da Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar’ın davetiyle uluslararası alanda ünlü İngiliz Gazeteci ve Aktivist Lauren Booth ile tanıştım. Kendisini medyadan biliyordum, ama ilk defa yakından tanıma ve sohbet etme fırsatım oldu.
Naci Hoca'nın ev sahipliğinde Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sinan Uyanık, Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, Prof. Dr. Beyhan Bayhan ile AK Parti İl Başkan Yardımcısı İsmail Güler, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan, TÜBİTAK BUTAL Müdürü Sedat Aktaş ve Naci Hoca'nın eşi Berna Çağlar’ın katılımında söyleşi öncesi sohbetimizde, Lauren Hanım'ı soru yağmuruna tuttum diyebilirim.
TONY BLAİR’İN BALDIZLIĞINDAN AKTİVİSTLİĞE UZANAN YOL
İngilizler koyu Katolik olarak bilinir. Ancak Lauren Booth’un anne ve babası kendi deyimiyle dindar değiller miş. Lauren medya hayatına 1997 yılında Londra’da başlıyor, aynı yıl İngiltere Başbakanı seçilen Tony Blair’in eşi Cherie’nin kız kardeşi olmasıyla tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Kısa sürede gazetecilik ve TV programcılığı derken kendini Filistin ve Ortadoğu’da savaş muhabirliğinde buluyor.
Hayatı ya da kaderi de burada değişiyor. Bu coğrafya onu öyle çok etkiliyor ki, kimlik arayışına giriyor. Daha doğrusu söyleşide belirttiği “kendisine yüklenen, biçilen sahte kimliğin” dışına çıkıyor.
Ve aktivist olarak önce Irak savaşında sonra da Filistin davasında eylemlere katılıyor. Onu dünyaca tanınan biri haline getiren ve hayatındaki kırılma anlarından biri olan olay da 2008 yılında İsrail’in Gazze kuşatmasını yarmak amacıyla oluşturulan Özgür Gazze Hareketi’ne katılması.
17 farklı ülkeden 44 aktivist, 28 Ekim’de Kıbrıs’tan 2 küçük ahşap tekne ile yardım filosu olarak Gazze’ye yola çıkıyor. Filo 1 Kasım’da Gazze Limanı’na ulaşıyor. İsrail hükümetinin denizden ablukasını kıran ilk harekat olarak tarihe geçen bu yolculuk sonrasında, İran’da bir süre muhabir olarak çalışıyor. İşte bu dönemde İslamiyet’e karşı bir yakınlık duyuyor ve 2010 yılında Müslümanlığı seçiyor.
6 YILDIR TÜRKİYE’DE YAŞIYOR
Lauren’in din tercihi sonrasında toplumsal olaylara duyarlı 2 kızı ile 2. eşinin de kendi istekleriyle İslamiyeti seçmesinde etken oluyor. Lauren Filistin’in özgürlük mücadelesinde çeşitli ülkelerde ve Türkiye’de konferanslara katılıyor. 2020 yılında eşiyle Türkiye’ye yerleşiyor. O tarihten bu yana da dindar yaşam tarzı sürüyor ve üniversitelerde, özel ve kamu kuruluşlarının organizasyonlarında Filistin, Gazze konulu söyleşiler ile panellere katılıyor.
Geçtiğimiz Çarşamba günü de Bursa Teknik Üniversitesi’ndeki söyleşinin benim daha önce bu salonda gördüğüm en kalabalık öğrenci kitlesiyle gerçekleşmesi ona atfedilen kimliğin göstergesi diyebilirim.
Soru-cevap şeklinde gerçekleşen sunumunda kimlik arayışını anlatırken, maddiyattan maneviyata uzanan kader çizgisinde yaşadığı tecrübelerden örnekler veren Booth "Bu dünyada hiçbir şey tesadüfi değildir. Sizin yolculuğunuz kimliktir. Hayatınızın bu döneminde manevi kimliğinizi inşa etmek için yol alıyorsunuz" derken, öğrencilere “Hayata geliş amacınızı sorgulayın. Neden hayattayım ve amacım ne? Bunu derinden hissetmelisiniz” önerisinde bulundu.
Lauren Booth’e ilk sorum “Neden İslamiyet?”di. Cevabı da “İslamiyet’e geçinceye kadar bir kimliğim yoktu. Çok iyi bir evim, işim vardı, yaşam standardım yüksekti ama içimde bir şeyler hep eksikti. Burada kendimi, benliğimi ve neden yaratıldığımı, nereye gittiğimi, amacımı buldum.” olmuştu.
O yüzden sonrasındaki söyleşide öğrencilere kimlik bunalımı yaşayan günümüz gençliğine çok ama çok derin mesaj verdi. Tabii anlayana…