Tam bir buçuk yıl önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Abdullah Öcalan’la ilgili umut hakkı” istediğinde tüm ülkede büyük bir şaşkınlık yaşanmıştı. Öyle ya, ömrünü Türk milliyetçiliğine adayan biri terörist başı için nasıl bir anda “Sayın Öcalan” derdi? Nasıl “Kurucu önder” derdi?
İlk önce milliyetçi ve ülkücüler şok geçirdi. Allah’tan geneli söz birliği etmişçesine “bir bildiği vardır” diyerek liderlerinin etrafında çabuk toparlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteğini alıp bu bir devlet projesi haline geldiğinde bile en çok AK Parti’lilerden eleştiri aldı. Süreçte MHP’nin savunduğu kadar Ak Partililer savunmadı, MHP’nin inandığı kadar Ak Partililer inanmadı. Hatta baktılar olmuyor, indiler sahaya kapı kapı dolaştılar. Gün geldi yandaş medya tarafından “DEM’den daha çok iktidara zarar veriyor” denilerek, ittifak ortaklığı dahi sorgulandı.
Kamuoyu araştırmaları da bu söylemleri pekiştirdi. Çünkü, MHP başta olmak üzere AK Parti’nin de oyları düşerken, sağdaki diğer partilerin oyları yükseliyordu.
Bu arada, Terörsüz Türkiye süreci başladığında yok umut hakkı, yok DEM’lilerin TV, TV gezip bilgiçlik taslamaları, ahkam kesmeleri derken, terör sempatizanlarının sanki meydanı boş bulmuşçasına şımarık tavırlarına şahit olduk. Şehit yakınları ile gazilerimizi ve güvenlik teşkilatlarımızı inciten söylemleri, toplum olarak vicdanlarımızı gerçekten çok yaraladı.
Ancak millet olarak tüm bunlara sessiz kaldık. Çünkü devletimize inandık, güvendik. Ben de o tarihlerde hissiyatlarımdan dolayı sürece sırf zarar vermemek adına bu konuyu sonlanıncaya kadar kaleme almayacağımı deklare etmiştim. Hatta meslektaşlarım ”Sen nasıl gazetecisin? Şimdi yazmazsan ne zaman yazacaksın?” diyerek tepki göstermişlerdi.
İşte o beklediğimiz “ gün” geldi…
Zaman, başta Devlet Bahçeli olmak üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da ve bu süreci arkada başarıyla yürüten isimsiz devlet adamlarını da haklı çıkardı.
….. ….
ABD Başkanı Trump 4 gün önce dedi ki:
“ABD-SDG ortaklığı bitti. ABD’nin Suriye’deki varlığı DEAŞ’la mücadele içindi. O dönemde iş birliği yapabileceğimiz bir Suriye devleti yoktu. Bugün tablo değişti.”
Yani ABD bizim ülkemizde kullandığı PKK’nın Suriye ve Irak’taki uzantıları SDG ile YPG’ye olan desteğini bitirdiğini açıkladı. Bu açıklama ile terör örgütleri ile onların destekçileri, yandaşları ve siyasi uzantıları bir anda ortada kaldılar. ABD yıllarca para verdi, silah verdi, komutan kadrosunu verdi, yedirdi, içirdi, kullandı, kullandı, sonra gün geldi “Sizinle işim bitti, benim artık muhatabım Suriye Devleti’dir” dedi. Sırtını döndü.
…… ……
Zaten bizim ülkemizde PKK’nın gücü kalmamıştı, desteğini sınır dışımızda SDG ve YPG örgütlerinden, onların bilumum uzantılarından oradan da ABD’den alıyordu. Şimdi hepsi gücünü yitirdi. Nusaybin’de bayrağımıza yapılan çirkin saldırı bu güç kaybının, bu ortada bırakılmışlığın bir hıncı idi. Amaçları “SDG’ye yapılan operasyonu Kürt kardeşlerimize yapılıyor muş gibi “göstermekti. Nitekim eş zamanlı olarak okyanus ötesi hesapların da desteği ile çok çabuk tüm PKK sempatizanları bir olup bot hesaplarla sosyal medyadan yaygara kopardılar. Ama daha öncekiler gibi Türk-Kürt kardeşliğine zerre kadar zeval getiremediler. Başarıya ulaşamadılar.
Bugün bölgemizde yaşanılanlar gösterdi ki;
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çok önceden tehlikeyi gördüler ve Türkiye’nin önünü açan o hamleyi yaptılar. Terörsüz Türkiye projesiyle ülkemiz olası iç savaştan, bölünmekten ve hatta sınır ihlallerinden kurtuldu.
…… ……
Bu sabah partisi MHP’nin il binasında basın mensuplarıyla bir araya gelen MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman’ın da dediği gibi “Süreci salt Abdullah Öcalan’a özgürlük, umut hakkı olarak indirgemek Terörsüz Türkiye’yi anlamamaktır. Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın desteğinde ülkemize yönelik tehditleri gördük ve ona göre yön belirledik, önlemlerimizi aldık”.
Büyükataman, Halep’in terör unsurlarından temizlenmesiyle sahada dengelerin değiştiğini ifade ederken, ABD ile ülkemizi sıkıntıya sokacak hiçbir çirkin pazarlığın yapılmadığını da özellikle söyledi.
…… ……
MHP İl Başkanı Muhammet Tekin’in ev sahipliğinde düzenlenen ve MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu’nun da katıldığı değerlendirme toplantısına, MHP il yönetimi ve ilçe başkanları ile teşkilat mensupları da yoğun katılım gösterdi. İsmet Büyükataman’ın iç ve dış tehditler dışında ekonomide yaşanan sıkıntılar başta olmak üzere ülkenin pek çok konularına değindiği ve çarpıcı açıklamalarda bulunduğu toplantının biz basın mensupları için çok verimli geçtiğini söyleyebilirim. Soru-cevap kısmında “uyuşturucu ve TV dizilerine” yönelik sorduğum soruya verdiği cevabı da yarınki köşemde aktaracağım.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cennet Yüzer Cankılıç
Bugün bunu yazmasam olmazdı!..
Hatırlayalım:
Tam bir buçuk yıl önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Abdullah Öcalan’la ilgili umut hakkı” istediğinde tüm ülkede büyük bir şaşkınlık yaşanmıştı. Öyle ya, ömrünü Türk milliyetçiliğine adayan biri terörist başı için nasıl bir anda “Sayın Öcalan” derdi? Nasıl “Kurucu önder” derdi?
İlk önce milliyetçi ve ülkücüler şok geçirdi. Allah’tan geneli söz birliği etmişçesine “bir bildiği vardır” diyerek liderlerinin etrafında çabuk toparlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteğini alıp bu bir devlet projesi haline geldiğinde bile en çok AK Parti’lilerden eleştiri aldı. Süreçte MHP’nin savunduğu kadar Ak Partililer savunmadı, MHP’nin inandığı kadar Ak Partililer inanmadı. Hatta baktılar olmuyor, indiler sahaya kapı kapı dolaştılar. Gün geldi yandaş medya tarafından “DEM’den daha çok iktidara zarar veriyor” denilerek, ittifak ortaklığı dahi sorgulandı.
Kamuoyu araştırmaları da bu söylemleri pekiştirdi. Çünkü, MHP başta olmak üzere AK Parti’nin de oyları düşerken, sağdaki diğer partilerin oyları yükseliyordu.
Bu arada, Terörsüz Türkiye süreci başladığında yok umut hakkı, yok DEM’lilerin TV, TV gezip bilgiçlik taslamaları, ahkam kesmeleri derken, terör sempatizanlarının sanki meydanı boş bulmuşçasına şımarık tavırlarına şahit olduk. Şehit yakınları ile gazilerimizi ve güvenlik teşkilatlarımızı inciten söylemleri, toplum olarak vicdanlarımızı gerçekten çok yaraladı.
Ancak millet olarak tüm bunlara sessiz kaldık. Çünkü devletimize inandık, güvendik. Ben de o tarihlerde hissiyatlarımdan dolayı sürece sırf zarar vermemek adına bu konuyu sonlanıncaya kadar kaleme almayacağımı deklare etmiştim. Hatta meslektaşlarım ”Sen nasıl gazetecisin? Şimdi yazmazsan ne zaman yazacaksın?” diyerek tepki göstermişlerdi.
İşte o beklediğimiz “ gün” geldi…
Zaman, başta Devlet Bahçeli olmak üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da ve bu süreci arkada başarıyla yürüten isimsiz devlet adamlarını da haklı çıkardı.
….. ….
ABD Başkanı Trump 4 gün önce dedi ki:
“ABD-SDG ortaklığı bitti. ABD’nin Suriye’deki varlığı DEAŞ’la mücadele içindi. O dönemde iş birliği yapabileceğimiz bir Suriye devleti yoktu. Bugün tablo değişti.”
Yani ABD bizim ülkemizde kullandığı PKK’nın Suriye ve Irak’taki uzantıları SDG ile YPG’ye olan desteğini bitirdiğini açıkladı. Bu açıklama ile terör örgütleri ile onların destekçileri, yandaşları ve siyasi uzantıları bir anda ortada kaldılar. ABD yıllarca para verdi, silah verdi, komutan kadrosunu verdi, yedirdi, içirdi, kullandı, kullandı, sonra gün geldi “Sizinle işim bitti, benim artık muhatabım Suriye Devleti’dir” dedi. Sırtını döndü.
…… ……
Zaten bizim ülkemizde PKK’nın gücü kalmamıştı, desteğini sınır dışımızda SDG ve YPG örgütlerinden, onların bilumum uzantılarından oradan da ABD’den alıyordu. Şimdi hepsi gücünü yitirdi. Nusaybin’de bayrağımıza yapılan çirkin saldırı bu güç kaybının, bu ortada bırakılmışlığın bir hıncı idi. Amaçları “SDG’ye yapılan operasyonu Kürt kardeşlerimize yapılıyor muş gibi “göstermekti. Nitekim eş zamanlı olarak okyanus ötesi hesapların da desteği ile çok çabuk tüm PKK sempatizanları bir olup bot hesaplarla sosyal medyadan yaygara kopardılar. Ama daha öncekiler gibi Türk-Kürt kardeşliğine zerre kadar zeval getiremediler. Başarıya ulaşamadılar.
Bugün bölgemizde yaşanılanlar gösterdi ki;
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çok önceden tehlikeyi gördüler ve Türkiye’nin önünü açan o hamleyi yaptılar. Terörsüz Türkiye projesiyle ülkemiz olası iç savaştan, bölünmekten ve hatta sınır ihlallerinden kurtuldu.
…… ……
Bu sabah partisi MHP’nin il binasında basın mensuplarıyla bir araya gelen MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman’ın da dediği gibi “Süreci salt Abdullah Öcalan’a özgürlük, umut hakkı olarak indirgemek Terörsüz Türkiye’yi anlamamaktır. Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın desteğinde ülkemize yönelik tehditleri gördük ve ona göre yön belirledik, önlemlerimizi aldık”.
Büyükataman, Halep’in terör unsurlarından temizlenmesiyle sahada dengelerin değiştiğini ifade ederken, ABD ile ülkemizi sıkıntıya sokacak hiçbir çirkin pazarlığın yapılmadığını da özellikle söyledi.
…… ……
MHP İl Başkanı Muhammet Tekin’in ev sahipliğinde düzenlenen ve MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu’nun da katıldığı değerlendirme toplantısına, MHP il yönetimi ve ilçe başkanları ile teşkilat mensupları da yoğun katılım gösterdi. İsmet Büyükataman’ın iç ve dış tehditler dışında ekonomide yaşanan sıkıntılar başta olmak üzere ülkenin pek çok konularına değindiği ve çarpıcı açıklamalarda bulunduğu toplantının biz basın mensupları için çok verimli geçtiğini söyleyebilirim. Soru-cevap kısmında “uyuşturucu ve TV dizilerine” yönelik sorduğum soruya verdiği cevabı da yarınki köşemde aktaracağım.