BTSO seçimleri ve ekonomik hedeflerdeki sapmaların nedeni!..
Yazının Giriş Tarihi: 17.09.2026 09:21
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.09.2026 12:13
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 1 Ekim tarihinde gerçekleştireceği meslek komiteleri ve başkanlık seçimine kısa süre kala adayların seçim çalışmaları daha bir hızlandı.
Daha önce de yazmıştım.
Bu seçimleri önceki seçimlerden ayıran en önemli özellik, adaylar İbrahim Burkay ile Özer Matlı‘nın salt koltuk yarışı mücadelesi değil. Rekabet beraberinde BTSO’yu dışarıya açtı.
Yeni projelerin konuşulmasına, yeni hedeflerin belirlenmesine, yeni ekiplerin ortaya çıkmasına, yeni vizyon çizilmesine ve de en önemlisi 3 yıldır ekonomik sıkıntı içinde üretim, istihdam, ihracat yapmaya çalışan sanayici ile küçülmeye giden ve kepenk kapatmamak için çabalayan KOBİ’ler için de “muhatap” bulunmasına, sorunların dile getirilmesine, iş dünyasının kendini ve ülke sorunlarını hararetli şekilde tartışmasına yol açtı.
Her iki adayı yakından gözlemleyen biri olarak diyebilirim ki;
2’si de iş adamı ve sanayici kimliklerine ve birinin BTSO Başkanı diğerinin de BTB Başkanı olarak 13 yıldır kentin ekonomisinin çatı örgütlerinde bulundukları için iş dünyasının yaşadığı sıkıntıları biliyorlardı ama sahaya inince şartların kağıt üzerinden daha ağır olduğunu beklemiyorlardı.
Ya da Bursa iş dünyasının tablosunun böyle olduğunu…
BTSO’DA MECLİS PROFİLİ BÜYÜK ÖLÇÜDE DEĞİŞİYOR
İlk defa patronlar olarak, kentin iş ve sanayi sektöründeki mevcut genel ekonomik sıkıntıda yaşadıkları zorluklar ile sektörlerin lokalsıkıntılarını yerinde gördüler, ilk ağızdan dinlediler ve sorunlar ile çözümler noktasında gerçek anlamda bilgi sahibi oldular.
Fikir geliştirdiler.
Sonuç itibariyle…
Şu bir gerçek;
1 Ekim tarihinde hangi aday kazanırsa kazansın. İster İbrahim Burkay devam etsin, ister Özer Matlı gelsin.BTSO’daki meslek komitelerindeki seçimler ile Meclis profili büyük ölçüde değiştirecek.
Meclisin yeni isimlerden oluşması da doğal olarak BTSO’nun yeni dönem yol haritasını da şekillendirecek.
Ve seçimlerden sonra adayın kimliğine bakılmaksızın saha çalışmalarında elde edilen veriler ışığında BTSO’da da yeni projeler, yeni hedefler ve yeni bakış açıları yeniden geliştirilecek!..
ENERJİ KRİZİNDEN ÜLKEMİZ DE ETKİLENİYOR
Tabii ki ülkemizin yaşadığı ağır ekonomik sıkıntıyı küresel gelişmelerden ayrı tutamayız. Dünya şu anda büyük bir enerji kaynaklı kriz yaşıyor. Küresel iklim değişikliğinin doğal dengeyi bozması, küresel doğal felaketleri beraberinde getirmesi, şiddetli soğuklar, şiddetli sıcaklar derken kuraklığın baş göstermesi bir tarafa…
Rusya ile Ukrayna arasında neredeyse 5 yıldır devam eden, Amerika ve İsrail ile İran’ın aylardır süren savaşı, Hürmüz Boğazı, Süveyş Kanalı krizi derken, Rusya’nın şimdi de “Polonya’yı haritadan sileriz”açıklamasıyla Ukrayna’dan sonra AB’de yeni gerilim cephesi açılması. Hepsinin altında yatan ana neden nitelikli elementler ile enerjiye ve gıdaya ulaşmak!..
İşte bu noktada global gelişmelerden ülkemiz de özellikle dışa bağımlılıkta ilk sırada yer alan enerji maliyetlerindeki artıştan doğrudan etkileniyor.
Hükümetin ekonomik sıkıntıyla mücadelede 2023 yılından itibaren sıkı maliye politikasına geçmesiyle başlayan “kemer sıkma olarak” nitelendirdiğimiz 3 yıllık ekonomik rotasında sürekli sapmaların olması, makro ekonomik göstergelerde bir türlü iyileşmenin sağlanamaması, hedeflerin tutmaması, revize edilmesinin iki nedeni var. Biri bu küresel etkenler, diğeri de enflasyonu körükleyen, hayat pahalılığını arttıran gıda sektöründeki fahiş fiyat artışları ile manipülasyonlar…
İç İşleri Bakanlığı’nca bir süredir uyuşturucu ile kara para aklayanlara, yurt dışına para kaçıranlara, çetelere, mafyalara, baronlara, sözüm ona tarikat ve cemaat adı altındaki rant amaçlı örgütlere ve bunlara eleman sağlayan aracılara, bunların vitrinde bulunan maşalarına yönelik peş peşe gerçekleştirilen operasyonlardan sonra şimdi de sıra “tarladan sofraya” gıda ürünlerinde piyasayı manipüle eden, haksız kazanç sağlayan kabzımallara, aracı şirketlere ve büyük toptancılara geldi.
Daha 41 tedarikçi firma yöneticilerine gözaltının yapıldığı ilk günkü operasyonda gördük ki, para kazanmak için bunlar neler yapmamışlar. Neler?..
Ürününü aldıkları çiftçiye fahiş sahte makbuzlar mı kesmemişler, mezarda olan rahmetli adına müstahsil makbuz mu düzenlememişler, çiftçiden aldıkları ürünün bedelini yüksekten mi göstermemişler, stokçuluk mu yapmamışlar? Çiftçiden aldıkları ürünleri Hal’e götürene kadar aradaki tedarikçilerin sayısını mı arttırmamışlar. Say say bitmiyor…
Tam anlamıyla hem üreticinin emeğine hem de milletimizin sofrasına çökmüşler. Artık saltanat bitti, devletten kaçış yok!..
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cennet Yüzer Cankılıç
BTSO seçimleri ve ekonomik hedeflerdeki sapmaların nedeni!..
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 1 Ekim tarihinde gerçekleştireceği meslek komiteleri ve başkanlık seçimine kısa süre kala adayların seçim çalışmaları daha bir hızlandı.
Daha önce de yazmıştım.
Bu seçimleri önceki seçimlerden ayıran en önemli özellik, adaylar İbrahim Burkay ile Özer Matlı‘nın salt koltuk yarışı mücadelesi değil. Rekabet beraberinde BTSO’yu dışarıya açtı.
Yeni projelerin konuşulmasına, yeni hedeflerin belirlenmesine, yeni ekiplerin ortaya çıkmasına, yeni vizyon çizilmesine ve de en önemlisi 3 yıldır ekonomik sıkıntı içinde üretim, istihdam, ihracat yapmaya çalışan sanayici ile küçülmeye giden ve kepenk kapatmamak için çabalayan KOBİ’ler için de “muhatap” bulunmasına, sorunların dile getirilmesine, iş dünyasının kendini ve ülke sorunlarını hararetli şekilde tartışmasına yol açtı.
Her iki adayı yakından gözlemleyen biri olarak diyebilirim ki;
2’si de iş adamı ve sanayici kimliklerine ve birinin BTSO Başkanı diğerinin de BTB Başkanı olarak 13 yıldır kentin ekonomisinin çatı örgütlerinde bulundukları için iş dünyasının yaşadığı sıkıntıları biliyorlardı ama sahaya inince şartların kağıt üzerinden daha ağır olduğunu beklemiyorlardı.
Ya da Bursa iş dünyasının tablosunun böyle olduğunu…
BTSO’DA MECLİS PROFİLİ BÜYÜK ÖLÇÜDE DEĞİŞİYOR
İlk defa patronlar olarak, kentin iş ve sanayi sektöründeki mevcut genel ekonomik sıkıntıda yaşadıkları zorluklar ile sektörlerin lokalsıkıntılarını yerinde gördüler, ilk ağızdan dinlediler ve sorunlar ile çözümler noktasında gerçek anlamda bilgi sahibi oldular.
Fikir geliştirdiler.
Sonuç itibariyle…
Şu bir gerçek;
1 Ekim tarihinde hangi aday kazanırsa kazansın. İster İbrahim Burkay devam etsin, ister Özer Matlı gelsin.BTSO’daki meslek komitelerindeki seçimler ile Meclis profili büyük ölçüde değiştirecek.
Meclisin yeni isimlerden oluşması da doğal olarak BTSO’nun yeni dönem yol haritasını da şekillendirecek.
Ve seçimlerden sonra adayın kimliğine bakılmaksızın saha çalışmalarında elde edilen veriler ışığında BTSO’da da yeni projeler, yeni hedefler ve yeni bakış açıları yeniden geliştirilecek!..
ENERJİ KRİZİNDEN ÜLKEMİZ DE ETKİLENİYOR
Tabii ki ülkemizin yaşadığı ağır ekonomik sıkıntıyı küresel gelişmelerden ayrı tutamayız. Dünya şu anda büyük bir enerji kaynaklı kriz yaşıyor. Küresel iklim değişikliğinin doğal dengeyi bozması, küresel doğal felaketleri beraberinde getirmesi, şiddetli soğuklar, şiddetli sıcaklar derken kuraklığın baş göstermesi bir tarafa…
Rusya ile Ukrayna arasında neredeyse 5 yıldır devam eden, Amerika ve İsrail ile İran’ın aylardır süren savaşı, Hürmüz Boğazı, Süveyş Kanalı krizi derken, Rusya’nın şimdi de “Polonya’yı haritadan sileriz”açıklamasıyla Ukrayna’dan sonra AB’de yeni gerilim cephesi açılması. Hepsinin altında yatan ana neden nitelikli elementler ile enerjiye ve gıdaya ulaşmak!..
GIDA ENFLASYONUNU KÖRÜKLÜYORLARDI, SALTANATLARI BİTTİ!
İşte bu noktada global gelişmelerden ülkemiz de özellikle dışa bağımlılıkta ilk sırada yer alan enerji maliyetlerindeki artıştan doğrudan etkileniyor.
Hükümetin ekonomik sıkıntıyla mücadelede 2023 yılından itibaren sıkı maliye politikasına geçmesiyle başlayan “kemer sıkma olarak” nitelendirdiğimiz 3 yıllık ekonomik rotasında sürekli sapmaların olması, makro ekonomik göstergelerde bir türlü iyileşmenin sağlanamaması, hedeflerin tutmaması, revize edilmesinin iki nedeni var. Biri bu küresel etkenler, diğeri de enflasyonu körükleyen, hayat pahalılığını arttıran gıda sektöründeki fahiş fiyat artışları ile manipülasyonlar…
İç İşleri Bakanlığı’nca bir süredir uyuşturucu ile kara para aklayanlara, yurt dışına para kaçıranlara, çetelere, mafyalara, baronlara, sözüm ona tarikat ve cemaat adı altındaki rant amaçlı örgütlere ve bunlara eleman sağlayan aracılara, bunların vitrinde bulunan maşalarına yönelik peş peşe gerçekleştirilen operasyonlardan sonra şimdi de sıra “tarladan sofraya” gıda ürünlerinde piyasayı manipüle eden, haksız kazanç sağlayan kabzımallara, aracı şirketlere ve büyük toptancılara geldi.
Daha 41 tedarikçi firma yöneticilerine gözaltının yapıldığı ilk günkü operasyonda gördük ki, para kazanmak için bunlar neler yapmamışlar. Neler?..
Ürününü aldıkları çiftçiye fahiş sahte makbuzlar mı kesmemişler, mezarda olan rahmetli adına müstahsil makbuz mu düzenlememişler, çiftçiden aldıkları ürünün bedelini yüksekten mi göstermemişler, stokçuluk mu yapmamışlar? Çiftçiden aldıkları ürünleri Hal’e götürene kadar aradaki tedarikçilerin sayısını mı arttırmamışlar. Say say bitmiyor…
Tam anlamıyla hem üreticinin emeğine hem de milletimizin sofrasına çökmüşler. Artık saltanat bitti, devletten kaçış yok!..