AK Partili Önder Matlı’ya soralım, derken o sordu!
Yazının Giriş Tarihi: 01.09.2026 12:19
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.09.2026 13:49
BTSO Başkan Adayı olarak geçtiğimiz hafta cuma günü basının karşısına çıkan Özer Matlı’nın toplantısında kardeşi, işadamı, Bursa 24. ve 25. dönem Milletvekili Önder Matlı ile aynı masada idik.
Kendisi aynı zamanda AK Parti’nin en üst yetki organı MKYK Üyesi ve Genel Merkez Ekonomi işleri Başkan Yardımcısı’dır. Uzun süredir görüşme imkanımız olmamıştı. Toplantı vesilesiyle kısa sürede olsa sohbet ettik. Ben “Özer Beyle siz de sahada geziyorsunuz. Eminim ülkenin yaşadığı ekonomik sıkıntıdan dolayı çok tepkiler alıyorsunuzdur” dedim.
Önce “Evet, seçim çalışmalarında karşımıza bu konu öncelikli olarak çıkıyor. Türkiye 3 yıldır sıkı kemer sıkma politikası izliyor. Halk bunu ülkenin kendi iç şartlarından olduğu kadar küresel savaşlar, baskılar, krizlerden de kaynaklandığını çok iyi analiz ediyor. Tepki var mı evet var, ama genelde destek daha çok” dedi, ardından da siyasetçi ya, soruyu soruyla bana yönlendirdi:
"Peki ben size bir sual yöneteyim, siz de izliyorum hep halkın içinde geziyorsunuz, yazılarınızı da okuyorum. Rahmetli Demirel’in "Bu ülkede tencerenin götüremeyeceği iktidar yok" sözü bu iktidar için neden geçerli olmuyor?"
Ben de aklımın yettiği kadar anlattım.
Kısaca özetlersem:
“Çok doğru. AK Parti’nin yaşanılan en ağır ekonomik dönemde dahi anketlere göre ölüsü yüzde 32-35’lerde. Öncelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milletle olan güçlü gönül birlikteliği artarak devam ediyor ve insanlar sağına bakıyor, soluna bakıyor, aşağıya, yukarıya onun kişiliğinde, güçlü liderlik profilinde bir başkasını göremiyor. Vatan ve millet sevdasını, hizmetini de çok iyi bildiği için ve yeni dünya düzenine geçişte Türkiye’nin onun liderliğindeki yürüyüşüne de tam destek veriyor. AK Parti’nin teşkilatlarına kızmasına rağmen başka bir siyasi partiye bakıyor içlerindeki kavga, çekişme, dünyayı okuyamama korkusu güven vermiyor. Yine yaparsa Reis’in başkanlığında AK Parti yapar diyor. Neticede fotoğrafın büyüklüğüne bakıyor. Vatan olmazsa karnımız da doymaz diyor”
Önder Matlı “evet” diyerek başını salladı. “Ben de buna benzer izlenimleri sahada alıyorum” dedi.
……. …….
Sonra masadaki arkadaşların TBMM’den geçin “Çerçeve Yasa’ya yönelik” değerlendirmelerini aldı. Bir gazeteci arkadaşımız şehit aileleri ile gazilerin Ankara’da yaptıkları eylemlere polis müdahalesinin toplumda tepki çektiğini söyledi, bir diğeri yasanın hayat pahalılığı, geçim derdi nedeniyle toplumda ikinci, üçüncü plana atıldığını, bir diğeri de insanların tepki vermek yerine sessiz izlemeyi tercih ettiğini söyledi.
Bana gelince;
Tüm duygusallığımı kenara iterek yine fotoğrafın büyüklüğü üzerinden birkaç cümle söyledim. Bunun devlet projesi olarak ülkemizdeki PKK’nın silah bırakması ya da bebek katili Öcalan’a umut hakkı tanınmasının çok ötesinde yeni dünya düzenine geçişte bölgesel bir uluslararası planın parçası olduğunu, bölgenin terörizmden arındırılmasının Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye” projesinin bir gelişimi olduğunu anlattım. SDG’nın kendini fesh kararını aldığı günün 26 Ağustos Zafer Bayramı kutlama etkinliklerine denk gelmesinin de bir tesadüf olamayacağının altını da çizdim.
Hepimizi başını sallayarak yorumsuz dinledi.
“Benzer yorumları sahadaki gezilerimizde de alıyoruz, Elbette bir takım tepkiler olacaktır, önemli olan bunların da şehit ailelerinin ve gazilerin hassasiyeti korunarak provokasyona yol açacak düzeye gelmemesidir. Hepimizin bu konuyu konuşurken, yazarken daha bir hassasiyet göstermesi lazım” babından bir genel siyasi cümleler kurdu.
…… …….
Bu konuda yorum yapmaktan imtina ettiği belliydi, toplumun nabzını ölçen bizlerin de değerlendirmelerini almak istedi ki, doğru bir tavırdı. Çünkü, Ankara’dan gelen bilgilere göre AK Parti bu konuda geniş bir toplum mutabakatı sağlanmasını istiyor. Önümüzdeki günlerde milletvekilleri ve teşkilatlarını yasanın doğru anlatılması üzerine il başkanlıklarına sahaya inilmesi talimatını uygulamaya geçireceği söyleniyor.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cennet Yüzer Cankılıç
AK Partili Önder Matlı’ya soralım, derken o sordu!
BTSO Başkan Adayı olarak geçtiğimiz hafta cuma günü basının karşısına çıkan Özer Matlı’nın toplantısında kardeşi, işadamı, Bursa 24. ve 25. dönem Milletvekili Önder Matlı ile aynı masada idik.
Kendisi aynı zamanda AK Parti’nin en üst yetki organı MKYK Üyesi ve Genel Merkez Ekonomi işleri Başkan Yardımcısı’dır. Uzun süredir görüşme imkanımız olmamıştı. Toplantı vesilesiyle kısa sürede olsa sohbet ettik. Ben “Özer Beyle siz de sahada geziyorsunuz. Eminim ülkenin yaşadığı ekonomik sıkıntıdan dolayı çok tepkiler alıyorsunuzdur” dedim.
Önce “Evet, seçim çalışmalarında karşımıza bu konu öncelikli olarak çıkıyor. Türkiye 3 yıldır sıkı kemer sıkma politikası izliyor. Halk bunu ülkenin kendi iç şartlarından olduğu kadar küresel savaşlar, baskılar, krizlerden de kaynaklandığını çok iyi analiz ediyor. Tepki var mı evet var, ama genelde destek daha çok” dedi, ardından da siyasetçi ya, soruyu soruyla bana yönlendirdi:
"Peki ben size bir sual yöneteyim, siz de izliyorum hep halkın içinde geziyorsunuz, yazılarınızı da okuyorum. Rahmetli Demirel’in "Bu ülkede tencerenin götüremeyeceği iktidar yok" sözü bu iktidar için neden geçerli olmuyor?"
Ben de aklımın yettiği kadar anlattım.
Kısaca özetlersem:
“Çok doğru. AK Parti’nin yaşanılan en ağır ekonomik dönemde dahi anketlere göre ölüsü yüzde 32-35’lerde. Öncelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milletle olan güçlü gönül birlikteliği artarak devam ediyor ve insanlar sağına bakıyor, soluna bakıyor, aşağıya, yukarıya onun kişiliğinde, güçlü liderlik profilinde bir başkasını göremiyor. Vatan ve millet sevdasını, hizmetini de çok iyi bildiği için ve yeni dünya düzenine geçişte Türkiye’nin onun liderliğindeki yürüyüşüne de tam destek veriyor. AK Parti’nin teşkilatlarına kızmasına rağmen başka bir siyasi partiye bakıyor içlerindeki kavga, çekişme, dünyayı okuyamama korkusu güven vermiyor. Yine yaparsa Reis’in başkanlığında AK Parti yapar diyor. Neticede fotoğrafın büyüklüğüne bakıyor. Vatan olmazsa karnımız da doymaz diyor”
Önder Matlı “evet” diyerek başını salladı. “Ben de buna benzer izlenimleri sahada alıyorum” dedi.
……. …….
Sonra masadaki arkadaşların TBMM’den geçin “Çerçeve Yasa’ya yönelik” değerlendirmelerini aldı. Bir gazeteci arkadaşımız şehit aileleri ile gazilerin Ankara’da yaptıkları eylemlere polis müdahalesinin toplumda tepki çektiğini söyledi, bir diğeri yasanın hayat pahalılığı, geçim derdi nedeniyle toplumda ikinci, üçüncü plana atıldığını, bir diğeri de insanların tepki vermek yerine sessiz izlemeyi tercih ettiğini söyledi.
Bana gelince;
Tüm duygusallığımı kenara iterek yine fotoğrafın büyüklüğü üzerinden birkaç cümle söyledim. Bunun devlet projesi olarak ülkemizdeki PKK’nın silah bırakması ya da bebek katili Öcalan’a umut hakkı tanınmasının çok ötesinde yeni dünya düzenine geçişte bölgesel bir uluslararası planın parçası olduğunu, bölgenin terörizmden arındırılmasının Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye” projesinin bir gelişimi olduğunu anlattım. SDG’nın kendini fesh kararını aldığı günün 26 Ağustos Zafer Bayramı kutlama etkinliklerine denk gelmesinin de bir tesadüf olamayacağının altını da çizdim.
Hepimizi başını sallayarak yorumsuz dinledi.
“Benzer yorumları sahadaki gezilerimizde de alıyoruz, Elbette bir takım tepkiler olacaktır, önemli olan bunların da şehit ailelerinin ve gazilerin hassasiyeti korunarak provokasyona yol açacak düzeye gelmemesidir. Hepimizin bu konuyu konuşurken, yazarken daha bir hassasiyet göstermesi lazım” babından bir genel siyasi cümleler kurdu.
…… …….
Bu konuda yorum yapmaktan imtina ettiği belliydi, toplumun nabzını ölçen bizlerin de değerlendirmelerini almak istedi ki, doğru bir tavırdı. Çünkü, Ankara’dan gelen bilgilere göre AK Parti bu konuda geniş bir toplum mutabakatı sağlanmasını istiyor. Önümüzdeki günlerde milletvekilleri ve teşkilatlarını yasanın doğru anlatılması üzerine il başkanlıklarına sahaya inilmesi talimatını uygulamaya geçireceği söyleniyor.