SON DAKİKA
Hava Durumu

2025’in en nitelikli değerlendirmesi Anahtar Parti’den geldi!..

Yazının Giriş Tarihi: 10.01.2026 14:21
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.01.2026 14:23

Bir tarafta tam 25 yıl halkın desteğini koşulsuz arkasına alan, ölümüne sevilen güçlü lider ile güçlü ittifakın yönettiği ülkede…

Diğer tarafta en yaşlısı Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla aynı olan 103 yıllık ana muhalefet partisi ile en genci 4 yaşında olan küçüklü büyüklü pek çok muhalefet partisinin cirit attığı yerde nasıl oluyor da bir parti bir yılı aşkın sürede bu başarıyı yakalayabiliyor?

Hem görünmeden, hem sessizce…

Öyle ya…

Bir yıl önce kurulduğunda “tabela partisi olur”, “ciddiye almaya değmez”, “partilerden her istifa eden parti kuruyor”, “halkta karşılığı yok”, “yüzde 1’i göremez” demişlerdi.

Şimdi gelinen noktada;

İster masa başı, ister ısmarlama, isterse de manipülasyon veriler içersin. Tanınmış, tanınmamış birçok kamuoyu araştırma şirketlerinde özellikle de içlerinde son seçimleri neredeyse birebir bilen, binde bir yanılma payı ile sonuçları örtüşenler de dahil olmak üzere yayınlanan ciddi anketlerde oy oranı ortalama yüzde 3 ila yüzde 5 arasında çıkıyor.

Her ne kadar anketlerin pek çoğu AK Parti, CHP, MHP ve DEM’den sonra Zafer Partisi ile İYİ Parti’ye bol keseden vermiş olsalar da, bu partinin yeri sahadaki izlenimim odur ki Genel Başkanlarının Ekim ayında 1. kuruluş yıl dönümünde büyük alkış alan “İlk 5’teyiz” sözlerindeki gibi…


…… …..

“Nasıl olur?” demeyin.

Siyaset bu oluyor işte. Tarih tekerrürden ibaret derler ya, aynen 25 yıl önce Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’yi kurduğu gibi, Anahtar Parti de Yavuz Ağıralioğlu genel başkanlığında sessiz ve derinden, bir yıl içinde görünmeden halkın içinde yol aldı ve şimdi anketlerde çıkıyor.

Tabii ülkeyi sarmalı içine alan ekonomik sıkıntı, enflasyon canavarı, hayat pahalılığı, Terörsüz Türkiye açılım sürecinin PKK teröristleri ile sempatizanlarında yarattığı büyük özgüven, şımarıklık ve hadsizliğin toplum vicdanını sızlatması, ana muhalefet partisinin belediye başkanlarının yolsuzluk ve dolandırıcılık iddialarıyla gündeme gelmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm ikazlarına rağmen iktidar partisinin halktan kopuşu, muhalefet partilerine olan güvensizlik gibi sorunlar başta olmak üzere mevcut konjonktür de Anahtar Parti’nin lehine gelişti. Gelişmeye de devam ediyor.

….. ……

Ve böyle bir konjonktürde Anahtar Parti’nin Bursa İl Başkanı Fikret Aslan’ın şu sözlerinin altını çizmeliyim. “Artık Anahtar Parti bundan sonraki Türk siyasi hayatında önemli bir konuma gelmiştir.”

Fikret Aslan önceki gün partisinin il binasında 2025 yılını Bursa ve Türkiye ölçeğinde değerlendiren kapsamlı bir toplantı yaptı. Yoğun katılımla gerçekleşen toplantıda gazeteciler olarak ortak kanaatimiz “Son yıllarda gördüğümüz en nitelikli, en kapsamlı ve en verimli değerlendirme“.

İl Başkanı ekip ruhunu yansıtmış. Tüm birim başkanlarından geniş çaplı resmi verilere dayalı raporlar istemiş ve veriler gayet güzel derlenmiş, ortaya da siyasi olarak akademik sayılabilecek çalışma çıkmış.

Fikret Başkan önce hukuk, adalet ve özgürlükler konusuna değindi.

Dünya Hukuk Üstünlüğü Endeksi’nde 143 ülke arasında 118. sırada, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde de 180 ülke arasında 159. sırada olduğumuzu söyledi.

Ardından 199 ülke arasında 102. sırada yer alan pasaportumuzun değersizliğini, 199 ülke içinde yolsuzluk algısıyla 115. sırada bulunduğumuzu anlattı. Sonra sözü ateşten gömlek olan ekonomiye getirdi. Karşılaştırmalı birkaç örnek verdi. Son bir yılın en çok gelir getireni altın, en dikkat çekici olandı:

“2002 yılında asgari ücret 184 TL iken, gram altın 14 TL idi. Yani o dönemde asgari ücretli 13 gram altın alabiliyordu. Şimdi asgari ücretimiz 28 bin TL. Bir çalışanın bir ayda aldığı asgari ücret maaşıyla 4.5 gram altın alınabiliyor.”

Bir başka örnek de çarpıcı idi:

“Ülkenin yarısı açlık sınırının altında bir ay 649 dolara çalışırken, komşumuz Bulgaristan’da bin 300 dolara çalışılıyor. Bu ağrımıza gidiyor.”

Fikret Başkan Bursa ölçeğindeki değerlendirmelerinde de 2011 yılında temeli atılan Bursa hızlı tren için “Ne zaman hizmete girecek daha belli değil” kentsel dönüşüm için “Oldu rantsal dönüşüm”, derken, her geçen gün artan trafik yoğunluğundan, kentin planlanamamasından, birkaç ay önce yaşanılan su kesintilerinin göz göre göre gelmesinden bir girdi konuşmaya, sanayi bölgelerinden çıktı. En son da “Yakın geleceğin en büyük problemi çöp krizi olacak” dedi. Bu konuda hazırladıkları acil eylem planlarını basın mensuplarıyla paylaştı.

Sonuç itibariyle yaşanılan hiçbir sorunun sorun olarak kalamayacağını ve hepsinin çözümünün olduğunu söyledi ve noktayı koydu:

“Milletimiz çaresiz değil. Çare biziz”

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.