SON DAKİKA
Hava Durumu

Türk Diyanet Vakıf-Sen’den RTÜK’e çağrı: “Sansür değil, sorumlu yayıncılık istiyoruz”

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, televizyon ve dijital platformlardaki bazı programlarda ailevi sorunların ve özel hayatın kamuoyuna sunulmasına tepki gösterdi. Şanlı, RTÜK’ü etkin denetime, milletvekillerini ise çocukların dijital içeriklerden korunmasına yönelik yasal düzenlemeler yapmaya çağırdı.

Haber Giriş Tarihi: 29.09.2026 13:00
Haber Güncellenme Tarihi: 29.09.2026 13:05
Kaynak: Bülten
Türk Diyanet Vakıf-Sen’den RTÜK’e çağrı: “Sansür değil, sorumlu yayıncılık istiyoruz”

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, televizyon ekranları ve dijital platformlardaki yayın içeriklerine ilişkin açıklama yaptı. Şanlı, özellikle aile mahremiyeti, çocukların korunması ve yayıncılık sorumluluğu konularında daha etkin denetim çağrısında bulundu.

Şanlı, Türk aile yapısının, millî ve manevi değerlerin reyting kaygısıyla aşındırılmasına sessiz kalmayacaklarını belirterek, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile ilgili kurumların görevlerini yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.

“Mahremiyet ekranlarda teşhir edilmemeli”

Kayıp ve adli olayların ele alındığı televizyon programlarına da değinen Şanlı, kişilerin özel hayatlarına ilişkin hassas konuların milyonlarca kişinin önünde ayrıntılı şekilde tartışılmasının mahremiyet ve kişilik hakları açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Toplumsal sorunların gündeme getirilmesinin önemli olduğunu belirten Şanlı, insanların yaşadığı acıların, ailevi sorunların ve özel hayatın televizyon reytinglerinin bir parçası haline getirilmemesi gerektiğini savundu.

Şanlı, “Bir ailenin yaşadığı kriz, milyonların önünde tüketilecek bir televizyon içeriği değildir” ifadelerini kullanarak, aile sorunlarının kamuoyuna taşınması ile aile mahremiyetinin teşhir edilmesi arasındaki sınırın korunması gerektiğini belirtti.

“Mizah sorumluluktan muaf değil”

Dijital platformlarda yayınlanan komedi içeriklerine de değinen Şanlı, argo, cinsellik ve mahremiyet içeren ifadelerin çocuklar ve gençler tarafından kolaylıkla erişilebildiğine dikkat çekti.

“Mizahın özgür olması, sorumsuz olması anlamına gelmez” diyen Şanlı, komedi gerekçesiyle toplumsal değerlerin ve edep anlayışının sınırlarının aşılmaması gerektiğini ifade etti.

RTÜK’e ve milletvekillerine çağrı

Şanlı, RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumları yayınları denetlemeye ve mevzuata aykırı içerikler bulunması halinde gerekli işlemleri yapmaya çağırdı.

Denetimin yalnızca şikâyetler üzerine değil, çocukların ve ailelerin korunmasını esas alan etkin bir yayıncılık anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini belirten Şanlı, milletvekillerine de sosyal medya ve dijital platformlarda çocukların korunmasına yönelik düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Şanlı; yaş doğrulama, ebeveyn denetimi, zararlı içeriklere erişimin sınırlandırılması, dijital bağımlılıkla mücadele ve dijital platformların sorumlulukları konusunda etkin tedbirler alınması gerektiğini söyledi.

“Sansür değil, sorumlu yayıncılık istiyoruz”

Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak amaçlarının sansür veya keyfî müdahale olmadığını belirten Şanlı, kanunların herkese eşit uygulanmasını ve sorumlu yayıncılık anlayışının güçlendirilmesini istediklerini ifade etti.

Aile kurumunun, çocukların ve millî-manevi değerlerin korunması için hukuki ve demokratik yolları kullanacaklarını belirten Şanlı, açıklamasında “Aile mahremiyeti teşhir konusu değildir. Çocuklarımız reyting malzemesi değildir” mesajını verdi.

Kaynak: Bülten

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.