
Bu sistem uygulanmadan önce parlamenter sistem ile yönetiliyorduk. 1946 yılında çok partili siyasi hayata başladığımız günden beri parlamenter sistemi farklı seçim sistemleriyle de olsa uygulanan bir sistemdi. Ne varki ülke yönetimi bu sistemden çok çekti.
1977 de AP'den seçilen 11 vekilin partisinden istifa edip CHP'ye katılarak hükümet değişikliği ki tarihte "Güneş Motel" olayı olarak geçen hadise, 1997'de 28 Şubat postmodern darbesinde DYP’den ayrılan Hüsamettin Cindoruk'un genel başkanlığında kurulan DTP (Şemsiye Partisi) seçime bile girmeden hükümet ortağı olması, koalisyon hükümetlerinin kurulamaması veya kurulması aşamasında her türlü müdahaleye açık olması, kurulan koalisyon hükümetleri birbirlerine çalım atmasından ülkeye hizmet edememesi, aylarca koalisyon hükümeti için mutabakata varılamaması gibi durumlar ülkemize çok şeyler kaybettirdi.
Diğer taraftan seçilmiş parlamenter ve seçilmiş hükümet, diğer taraftan TBMM'nin seçtiği Cumhurbaşkanı arasındaki uyumsuzluk. Başka bir deyişle, ülke yönetiminde birinci derece sorumlu hükümet ama büyük yetkilere sahip Cumhurbaşkanı.
YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLA...