
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu.
Erdoğan, gündeme ilişkin açıklamalarda bulunurken sözlerine Balıkesir'de düşen F-16'nın şehit olan pilotuna Allah'tan rahmet dileyerek başladı. Erdoğan, kazaya ilişkin incelemelerin soruşturmaların devam ettiğini söyledi.
MEB'in 81 ildeki okullara gönderdiği ramazan genelgesine ilişkin de muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dertleri laiklik değil. Dilinizin altındaki baklayı çıkarın." dedi. “Yapılan doğrudur, yerindedir, hukukidir.” ifadelerine kullanan Erdoğan, okul etkinliklerinin anayasa uygun olduğunu ifade edip “Milletimin hissiyatına da tercüman olan hayırlı bir hizmettir. Milletimiz genelgeye destek vermiş ve olumlu karşılamıştır.” diye konuştu.
Erdoğan, son olarak Terörsüz Türkiye sürecine de değinerek “Türkiye ve bölgemiz tarihi bir fırsat yakaladı, Bugüne kadar attığımız her adımda, uygulamaya koyduğumuz politikada devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden devam ettik.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:
BALIKESİR'DEKİ F-16 KAZASI
Dün gece üzüntü verici bir haber aldık. Görev uçuşu yapan F-16 uçağımız kaza kırıma uğradı ve pilotumuz şehit oldu. Kahraman şehidimiz İbram Bolat'a Allah'tan rahmet diliyorum.
Kazanının nedenine ilişkin gerekli incelemeler ve soruşturmalar başlatılmıştır.
İSRAİL'İN GAZZE SALDIRILARI
Gazze'de 10 Ekim'de verilen ateşkese rağmen insani yardımların istendiği şekilde ulaşılamaması ramazanı buruk geçirmemize sebep oluyor.
"KİMSE İLAHİLERDEN RAHATSIZ OLMAMALI"
Okul bahçelerinde yavrularımızın ilahi söylemesinden kimse rahatsız olmamalı. Allah'ın adını zikreden öğrenciler bizleri gururlandırıyor. Kimse Allah'ın adını zikredenlerden rahatsız olmamalı. Kimse ilahilerden rahatsız olmamalı. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır.
AK Parti olarak hepimiz mübarek ramazan ayında tam kadro sahadayız. Milletle kucaklaşma çabasındayız. Külliye'de ramazan etkinliklerine ilgi yoğun.
MEB'İN RAMAZAN GENELGESİ
MEB, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz kapsamında Maarifin Kalbinde Ramazan kapsamında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayetimize bir yazı gönderdi. Bu yazıda ramazan ayı boyuna söyleşi programı düzenlenecek, iftar sofraları kurulacak, değerlerimizi daha iyi öğrenmeleri için okul dışı öğrenme programları hazırlanacak. Bu etkinlikler gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacak. Bu etkinlikler anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. MEB de anayasanın kendisine yüklediği sorumlulukla öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirmek amacıyla böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır.
Yapılan doğrudur, yerindedir, hukukidir. Milletimin hissiyatına da tercüman olan hayırlı bir hizmettir. Milletimiz genelgeye destek vermiş ve olumlu karşılamıştır.
“LAİKLİK KAVRAMININ ARKASINA SAKLANMAKTAN VAZGEÇİN”
Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o skandallardan rahatsız olmazlar. Bunlar noel ve cadılar bayramı süslemelerinden rahatsız olmazlar. Ne zamanki bu toprakta çocuklarımıza milli ve manevi değeri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz.
Laiklik kavramının arkasına saklanarak bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırdılar. Bunların derdi laiklik değil. Bunların derdi, bu toprağın kutsallarıyla, bu milletin ta kendisiyledir. Hayırdır? Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Ramazan süsü neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor. Çocuklarımızın bahçede ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Dilinizin altındaki baklayı çıkarın.
"AYRICAKLIKLARINI KAYBETMELERİ"
Rahatsızlıklarının esas sebebi, ayrıcalıklarını kaybetmeleri. Milletle eşitlenmek bunların işine gelmiyor. Türkiye'nin özgürleşmesi bunları rahatsız ediyor. Milletin mayasında İslam var. Bizi bir millet yapan manevi değerlerimizdir. Ordumuz peygamber ocağıdır. Şehitlerimiz İslam şehitleridir. Milletin temelinden ezanı, Kuran-ı, ramazanı, sadakayı, zekatı çekip aldığınızda ne millet ne devlet kalır.
Bu milletin hiçbir ferdi milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz. Rahatsız olan gitsin vatanla, bayrakla, milletle aidiyetini sorgulasın. Kimse bize azınlık hakları dersi vermeye kalkmasın. Kimse bize inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkmasın. Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek millet değiliz. Dünyaya öğretecek milletiz. Bin yıldır bu topraklarda Kürt de var, Türk de var, Hristiyan, Musevi ve daha nicesi var. İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye'ye baksın, ders alsın. Bizim dışarıdan yabancı kavram, değer ithal etmeye ihtiyacımız yok. Bizim her inanca her mezhebe, her manevi değere sonsuz saygımız var.
İthal ideolojileri ile çirkin ve çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz. Türkiye Yüzyılı'nı kendi değerlerimizle inşa edeceğiz. Türkiye sanılandan çok çok büyüktür.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Demokrasimize kurulan tuzaklara, bizi sığ ve sahte gündemlere sıkıştırmaya çalışmalarına rağmen hedeflerimize doğru ilerlemeye devam ediyoruz. 16 aylık süreçte ümit verici gelişmeler yaşandı. Komisyon 5 Ağustos'tan bu yana müzakerelerini ve mütalaalarını tamamladı. 47 kabul, bir çekimse ve iki ret ile rapor onaylandı.
Üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yaptık. Sonuçta diğer siyasi parti gruplarının da katkısıyla sürecin bir aşamasını daha aştık. Hazırlanan rapor bundan sonra yapılması gerekenlere dair bir yol haritası koydu. Tam bir demokratik olgunluk, eksiksiz bir istişare ve siyasi bir uzlaşma neticesinde kaleme alınan rapor, bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir. Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır. Raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması Terörsüz Türkiye bölge hedefini tam manasıyla sahiplenmesidir. Uzlaşı ruhunu çok kıymetli buluyoruz.
"TARİHİ BİR FIRSAT YAKALAMIŞTI"R"
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı, eş güdümü işbirliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz. Önce Terörsüz Türkiye sonra Terörsüz Bölge hedefine ulaşacağız. Bugüne kadar attığımız her adımda, uygulamaya koyduğumuz politikada devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden devam ettik. Böyle de devam edecek. Biz tarihiyle olduğu kadar vicdanı ve aklıyla da büyük bir milletiz. Büyük düşüneceğiz. Türki milletinin ezeli ve ebedi kardeşliğine sonuna kadar inanacağız. Türkiye, 23 yıllık çetin mücadeleler neticesinde bölgeler ve küresel bir güç olma yoğunda tarihi bir fırsat yakalamıştır. Bunun önünü kimse kesemez. Ortak geleceğimizi özellikle hafızamızda iz bırakan acılar üzerine inşa edemeyiz.
Diğer partilerden de beklentimiz uzlaşmacı duruşlarını Meclis çalışmalarında da devam ettirmeleridir.
Meclis yeni dönemde lokomotif rolde olacak."